Anti-Aging olarak etiketli yazılar

Hangi Kremi Seçmelisiniz?

Cildimizin güzelliğini, tazeliğini korumak için gerekli olan bakım, kremlerin içinde saklı. Ancak piyasada bulunan binlerce ürün içinden, gerçekten yüzünüze uygun olanın hangisi olduğunu biliyor musunuz?

Bütün krem reklamları, mucizeler vaat ediyor. Bu noktada seçim yapmak elbette zorlaşıyor. Bu yüzden krem seçerken neye dikkat etmeniz gerektiğini bilmelisiniz.

Kremin içeriği ne olmalı? Çok zengin ya da çok hafif özler ne anlama geliyor? Bu kısımdaki seçim, kremin içeriğindeki etken maddeyle değil, sizin seçimizle ilgili oluyor. Bazı kadınlar ciltlerinde kalın bir krem tabakasıyla rahat edemezler. Bazı kadın ise, ince bir tabaka olarak sürülmüş kremi tatminkar bulmaz çünkü ciltteki pürüzleri ortaya çıkarır. Günümüz kozmetiği, ipeksi bir görünüm veren kremlerle de, çukurları kapatıcı, yüksek miktarda anti-aging etken maddesi ihtiva eden kremler üretiyor. Ancak genel olarak, kuru ciltlere yönelik kremler, yağlı ciltlere oranla daha zengin içeriğe sahipler.

Şunu mutlaka bilmelisiniz ki, UV ışınları, cildin erken yaşlanmasına, kırışıklıklara ve cilt kuruluğuna neden oluyor. Uzmanlar buna foto yaşlanma diyorlar. Bu yüzden uzmanlar, günlük kullandığımız kremlerin bile UVA UV8 ışınlarına karşı en az 10 faktör koruma içermesi gerektiğinin altını çiziyorlar. Bu konuda genel olarak bilinen yanlış ise, güneş ışınlarının sadece yazın deniz kenarında etkili olduğu ancak kışın kapalı havalarda bile dolaşırken, cildiniz güneşten etkileniyor.

Kremlerin rengi, çoğu zaman içeriği ve özellikleri ile ilgili ipucu verir. Koyu yeşil renkteki kremler, bitkisel içerikli ve “phyto” karışımına sahiptirler. Açık mavi veya turkuaz renkli kremler, o kremi sürdüğünüzde serinletici ve ferahlatıcı bir etki edeceğini gösterir. Koyu sarı, pembe veya şeftali tonlarındaki kremler, yüksek bakım gücünün işaretidir. Beyaz renkteki kremler ise, kırılgan bir cildin beklediği ilgiyi ve saflığı gösterir.

Gece ve gündüz kremleri birbirinden ayrılır. Gündüz kremleri korumaya yöneliktir, gece kremleri onarmayı hedefler. Gece ve gündüz aynı kremi kullanmak istiyorsanız, bunda da bir sorun yoktur. Anti-aging kremleri, genel olarak çift etkiye sahiptir.

Maalesef günümüzde, hala krem kutularının üstünde, hangi cilde uygun olduğuna dair bir ibare çoğunlukla bulunmuyor. Hatta kremin verdiği nem ve yağ oranı bile, küçücük puntolarla bir köşeye sıkıştırılmış oluyor. Alış veriş zamanı insanın kafasının karışmasına neden oluyor. Ayrıca bir detay daha var; cilt değişir. İklim ve sezona göre, cildimiz değişkenlik gösterebiliyor. Bu yüzden krem seçiminizi yapmadan önce, cilt analizinizi yaptırmanız son derece faydalı olacaktır. Cildinizin temel ihtiyaçlarını bildiğinizde, seçimlerinizi daha profesyonel olarak yapabilirsiniz.

Gençlik Vadeden Kremler!

Piyasada o kadar çok anti-aging krem var ki, bazen hangisini kullanacağınızı şaşırıyor olabilirsiniz. Krem seçerken dikkat etmeniz gereken noktalar var.

30 yaşından itibaren, cilt bakımı önem kazanmaya başlar. Çünkü bu yaş itibariyle hücre gelişimi yavaşlar. Cilt gençken kendini 28 günde bir kendini yenilerken, 30’lu yaşlarda bu durum 40 güne çıkar. Bu durumdan en az zararla kurtulabilmek için biraz kendinize dikkat etmeniz gerekir. Bu yaşlarda deri yüzde 30 daha az yağ üretir. Bu aslında şöyle bir avantaj sağlar, ciltteki pürüzler kaybolur. Ancak buna oranla dezavantajları cildin elastikiyetini kaybetmesi ve yumuşak görünmesidir. Ağız, gözler ve alında, kırışıklar bu sürede oluşmaya başlar. Cildin yaşlanmayla tanıştığı bu sürede, kırışıkları onararak, doğal tamire imkan veren bakımlar uygulamak gerekir. Piyasada bunun 30+ yaş yazan ürünler bulabilirsiniz.

40 yaşına gelindiğinde cilt çizgileri değişim gösterir. Hücrelerde bulunan ve cildi yenilemeye yarayan hücreler azalır. Bu yüzden de cilt kurur,nemini kaybeder ve çizgiler derin kırışıklıklara dönüşür. Bu zamandan sonra cilt, zengin içerikli, besleyici ve enerji sağlayan bir kremle beslenmelidir. Retinol, elastik bağ dokusunu koruyarak, kremin cildin derinlemesine inmesine yardımcı olan bir malzemedir. Cildin içine emilen retinol, bağ dokusunun sıkıştırılmasına, cildin daha dolgun ve taze görünmesine sebep olacaktır.

UV ışınları cildin erken yaşlanmasındaki en önemli sebeplerden biridir. Foto yaşlanma diye de anılan bu cilt bozulması, UVA ve UVB koruyucusu olan bir kremle korunmalıdır. En az 10 faktörlü bir ürün seçilmesi gerekir.

Krem kutularının çoğunda hangi cilt tipine uygun olduğu belirtilmemiştir. Cilt mevsim değişikliklerinden çok etkilenir.

Kremlerin üzerinde bulunan gece ve gündüz ibarelerini doğru okumak gerekir. Gündüz kremleri ağırlıklı olarak korumaya, gece kremleri is onarıma yöneliktir. Anti-aging kremleri genel olarak çift etkiye sahiptir.