Cilt olarak etiketli yazılar
Cilt Nemlendirici Maske
26 Oca
Cildimiz soğuk havadan, yetersiz beslenmeden, güneş ışınlarından, kozmetik ürünlerden olumsuz etkileniyor. Rengi değişiyor, kuruyor ya da aşırı yağlanıyor.
Her mevsim sağlıklı bir cilde sahip olmak için doğru gıda takviyelerinde bulunmak, cilt ürüne uygun maskelerle bakım yapmak gerekir.
Özellikle kuru ciltler için nemlendirme önemlidir. Aksi halde cilt pul pul dökülür ve kırışık oluşabilir.
Papatya, adaçayı, rezene gibi bitkisel çaylar tüketerek cildinizin ihtiyaç duyduğu nemi karşılayabilirsiniz.
Haftada 1 kez nemli cildinize uygulayabileceğiniz bitkisel maske nemlendirici özelliğe sahiptir. Bu yazının devamını okuyun »
Bağışıklık Sisteminizi Güçlendirin!
15 Kas
Vücut sağlığını korumak için tüm besin gruplarından faydalanmak gerekir. Vitamin ve mineral deposu yiyeceklerle bağışıklık sisteminizi güçlendirebilir, hastalıklara karşı korunabilirsiniz.
Bağışıklık sistemini güçlendiren yiyecekleri günlük beslenme planınıza dahil edebilirsiniz.
Balık, karaciğer: A vitamini içerir.
A vitamini; göz sağlığını korur ve gece körlüğüne karşı etkilidir. Cilt, saç, kemik ve diş sağlığını korur. Mikroplara karşı koruyucu özelliği vardır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.
Havuç, ıspanak, kavun, kayısı: Beta Karoten içerir.
Beta karoten; serbest radikallerle savaşır, antioksidan özelliğine sahiptir. Kansere karşı koruyucudur.
Kalp damar hastalıkları riskini düşürür ve katarakt oluşumunu engeller.
Bakliyatlar, yağsız et, süt, yumurta, kuru maya: B2 ve B6 vitamini içerir.
B2 ve B6 vitaminleri; Sinir sistemi ve hormon üretiminin düzenli çalışmasını sağlar. Alerji hassasiyetini azaltır.
Turunçgiller, çilek, karnabahar: C vitamini içerir.
C Vitamini; serbest radikallere karşı savaşan güçlü bir antioksidandır. Hücrelere zarar veren ve bağışıklık sistemini zayıflatan serbest radikalleri etkisiz hale getirir.
Kalp krizlerini önlemeye yardımcıdır.
Diş eti sağlığının korunması, yaraların iyileşmesi, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi gibi yararları vardır.
Yeşil yapraklı sebzeler, yumurta sarısı, buğday: E vitamini içerir.
E Vitamini; vücudun hastalıklara karşı direncini yükseltir. Hafıza kayıplarına ve yaşlanmaya karşı etkilidir. Saç ve cilt sağlığının korunmasına yardımcı olur.
Sarımsak, baklagiller, balık: selenyum içerir.
Selenyum; Serbest radikaller ve virüslere karşı bağışıklık sistemini güçlendirir. Kalp ve damar hastalıklarıyla kansere karşı koruyucudur. Vücuttaki zehirli maddelerin atılmasına, karaciğerin düzenli çalışmasına yardımcı olur.
Bezelye, karaciğer, kuşkonmaz: demir minerali içerir.
Demir; kan hücrelerinin üretiminde etkili rolü vardır. Sağlıklı vücut gelişimine yardımcı olur. Yorgunluk ve hastalıklara karşı koruyucu özelliğe sahiptir.
Karaciğer, soya fasulyesi, ayçiçeği tohumu: çinko içerir.
Çinko; vücut direnci düştüğünde yani bağışıklık sistemi zayıfladığında yeniden güçlenmesini sağlar.
Hücrelerin kendini yenilemesi, protein sentezi için gerekli minerallerden biridir.
Cilt ve kaslara yaşlanmaya karşı korur. Beyin ve sinir sisteminin sağlıklı çalışmasına yardımcı olur. Saç dökülmesini önler.
Cilt Çatlakları
28 Eki
Çatlaklar, cildin aşırı gerilmesi sonucu derideki elastik dokunun kırılması ile oluşuyor. Başlangıçta kırmızı ile mor arası bir renkte olan büyüklü, küçüklü bu çizikler zamanla sedefli beyaz bir renge dönüşüyor. En çok, karın, kalça, baldırlar ve göğüslerde görülen çatlakların oluşumuna önemli kilo değişimleri, hamilelik gibi durumlar neden oluyor. Peki, bu çatlaklar neden her hamile kadında ya da her kilo alıp-vermiş kadında görülmüyor? İşte bu konuda pek eşit değiliz. Cilt yapımız çatlakların oluşma olasılığında çok etkili; kimi ciltler diğerlerine göre daha dayanıksız olabiliyor. Örneğin, çok açık renkli ciltler çatlak oluşumuna daha yatkın.
Cilt, üst üste sıralanmış 3 katmandan oluşmaktadır: Epiderm, derm ve hipoderm. Derm, gerçek bir yorganı andırır. İçerdiği lifler sayesinde, cildin temel çatısını oluşturur. Demet şeklindeki kollajen lifleri, cildin dayanıklılığını, diriliğini ve yapısal bütünlüğünü sağlar. Daha ince olan elastin lifleri, kollajen lifleriyle birlikte gerçek bir ağ oluşturur ve cildin elastikiyetinde önemli bir rol oynar. Eğer kollajen ağları düzensizleşir ve elastik lifler koparsa, cildi sıkılaştıran tüm yapı yıkılır ve cilt, yaraya benzer çizgili bir hal alır, cilt çatlakları oluşur.
Çatlaklara engel olunabilir mi?
Çatlaklara engel olabilmek için karın, göğüs ve bacakları esnemeye alıştırmak gerekir. Çeşitli losyon ve yağlar cildin esnemesine yardımcı olabilir. Ayrıca bu bölgelere masaj yapılması kan dolaşımını hızlandıracağından çatlaklara karşı koruyucu olacaktır. Cildinizi hafifçe kızarıncaya kadar minik uyarıcı çimdiklerle yoğurabilirsiniz. Buna ek olarak masaj, soğuk – sıcak su ile şok duşu ve düzenli egzersiz yapmak cilt ve kasların oksijenle beslenmesi ve hücrelerin güçlenmesi açısından önemlidir. Güçlü hücreler çatlamazlar. Ayrıca dengeli beslenmek ve bol su içmek de cildin sağlıklı bir yapıya sahip olmasında ve kendini korumasında önemli bir faktördür.
Herkeste çatlak görülür mü?
Hayır. Çünkü çatlakların oluşumunda kalıtımın da rolü vardır. Dokuları zayıf olanlarda, kilo alıp verme sırasında bu çatlaklara daha sık rastlanır. Açık tenli kişilerde de esmer olanlara kıyasla daha çok çatlama görülür. Çatlakların önlenmesinde kiloyu korumanın ve bakımın büyük etkisi vardır.
Çizgiler belirdikten sonra ne yapılabilir?
Ciltteki çatlamalara engel olan her türlü önlem, oluşan izlerin de aynı şekilde solmasına yardımcı olur. Ancak tam anlamıyla kaybolmaları imkansızdır. Özellikle hamilelik döneminde vücudun hızla büyüyen bölgelerini cilt bakım kremleriyle beslemek hem cildi dinlendirecektir, hem de çatlakların oluşmasını engellemede yardımcı olacaktır. Çatlakların oluştuğu bölgelerde cildi germeye yönelik tedavi ve bakımlar da çizgilerin belirginliğini kaybetmelerine yardımcı olur.
Korunmak için neler yapmalı?
Ne yazık ki, oluşan çatlakları yok edecek mucize bir reçete yok; kalıcılar. Ama, oluşumlarını ısrarlı bir bakımla engellemek mümkün. İşte tavsiyelerim:
* Cildinizi her gün bir kremle nemlendirin. Kremler hem çatlamaya karşı cilde gereksinim duyduğu suyu verecek, hem de cildin esneme kapasitesini artıracaktır.
* Bol, bol su için.
* A, E ve C vitaminleri yönünden zengin yiyeceklerle beslenin.
* Spor yapın.
* Kısa süreler içinde kilo alıp vermemeye çalışın.
* Hamileyseniz, kilonuzu doktorunuzun önerdiği sınırlar içinde tutmaya özen gösterin.
* Çatlakların tedavisi daha erken dönemlerde iken bir dereceye kadar mümkün olduğundan bu dönemleri kaçırmadan uzman dermatoloğunuzla görüşmeniz daha doğru olacaktır, ancak çok ileri aşamalardaki çatlaklar yani beyaz renkte ve dikey çatlakların ne yazık ki daha çok etkin bir tedavi şekilleri bulunamamıştır, mekanik dermabrazyon, kriyoterapy veya lazer tedavi sonuçları ise hala o kadar yüz güldürücü değildir, ancak bazen bir dereceye kadar bölgedeki yoğunluk ve belirginliği kaybettirelebilir. Yapılan tedavi sonuçlarının sizi hayal kırıklığına uğratmamak için tabi ki doğru kişilere baş vurmanız lazım.
Hamilelik döneminde daha sık rastlanır!
İnsan cildi çok esnektir. Ancak cilt kendi kapasitesinin üzerinde esnerse, o zaman cilt altındaki kolajen lifler yırtılır. Cilt çatlakları özellikle genç kızlarda buluğ çağında, vücutları aniden kadınsı değişimler gösterdiğinde ve aynı şekilde vücut geliştirme sporu yapan erkeklerde görülür. Cildin alt dokusunun yırtıldığı yerde kırmızı – mavimsi çizgiler oluşur. Bu çizgilerin oluşmasına en uygun yer; karındır. Bu çatlakların göğüs ve bacaklarda görülme olasılığı da oldukça yüksektir. Aşırı kilo alımı bu çatlakların en önemli sebeplerindendir. Özellikle hamilelik döneminde bu tip çatlaklara daha sık rastlanır. Göğüslerde süt toplanması, göğüslerin büyümesine ve ağırlaşmasına yol açarken, göğüs kenarlarında da çatlamalar görülebilir. İlk başlarda belirgin olan bu çizgiler zaman içinde solar, gümüş beyazımsı bir renk alır. Ancak kişi eski kilosuna dönse bile bu çizgiler hiçbir zaman tam anlamıyla kaybolmaz. Hamilelik döneminde ciltte gerilme olan bölgeleri koruyucu ürünlerle nemlendirmek ve esnemeye hazırlamak çatlaklara karşı etkili bir önlem olabilir.
Hamilelik döneminde uygulayacağınız doğru bakımlar çatlakların sayısını minimalize etmenizi ve daha sonra bu konuda çok fazla çaba serf etmemenizi sağlayacaktır. Kozmetik ürünlerin doğru seçimi ve hamilelik süresince düzenli bir şekilde uygulayacağınız bu ürünler sayesinde çatlakları oluşabilecek minimal dereceye indirmek mümkün, tabi bu doğru karar ancak doğru bir fizik muayene ve cilt tipi tespit edildikten sonra yapılır.
Çatlakların tıbbi tedavilerinde hangi yöntemler uygulanıyor?
Çatlakları yüzde 100 geçirecek herhangi bir yöntemin olmaması ile birlikte en çok kullanılan yöntemler lazer ve karboksiterapi yöntemleridir, lazer için ayda bir ortalama 3-5 seanstan sonra çatlaklarda yüzde 60, yüzde 100 başarı elde edebilirken, karboksiterapi yöntemleri sayesinde ortalama 8- 10 seanslık uygulamalardan sonra hem cilt kalitesinde genel düzelme ve toparlanma ve hem çatlaklarda yine yüzde 60- yüzde 100 başarı elde edilebilir.


