Diyet olarak etiketli yazılar

Kilo Verdirecek Taktikler!

Diyet yapıp kilo veremiyor veya sık sık yarıda bırakıyorsanız, birkaç değişikliğe ihtiyacınız olabilir. Biraz taktik değiştirmek, dengenizi bulmanıza yarayacaktır.

Sıklıkla tükettiğiniz yağ oranı yüksek bir yiyeceği seçin. Onu 40 gün boyunca tamamen unutun. Bu sürenin sonunda, o yiyeceğin tadı ağzınızdan silinecektir.

Günde 3-4 defa süt ve süt ürünlerini tüketenler, tüketmeyenlere oranla %70 daha fazla yağ yakarlar. Kalsiyum metabolizmayı hızlandırdığı için, vücuda daha fazla yağ yakamsı için komut vermiş olur.Her sabah kalktığınızda, üstünüze dar gelen bir pantolonu deneyin. Bu denemeler sonunda, yiyecekleriniz seçerken daha dikkatli olduğunuzu göreceksiniz. Bu yazının devamını okuyun »

Fark Etmeden Kalori Alırsınız!

Bazen salatanın sosuna eklenen bir kaşık mayonez, bazen yemeğe lezzet katsın diye eklenen bir parça tereyağı, aslında kalorinin alındığı ayrıntılardır.

Detayları ihmal etmeye başladığınızda, diyetinizin de faydasını görmezsiniz. Diyet listelerinde yazan kibrit kutusu peynir, ızgara tavuk gibi ana öğünlere uyarken, dikkat noktalarını kaçırırsanız, kilo vermeniz yavaşlar.

Mesela diyet listenizde balık varsa, siz palamut mu, lüfer mi yiyorsunuz? Aralarında fark olmadığını düşünüyorsanız, yanılırsınız. 50 kalorilik bir fark var. Bu da bir dilim kepek ekmeğine eş değer. Ayrıntılar, diyetinizi bozmanıza, kilo vermenizin aksamasına ve bu yüzden moral bozukluğu yaşamanıza sebep olur. Bu yazının devamını okuyun »

Diyete ara vermek kiloları yeniden mi aldırıyor?


Fazla kilolarından kurtulmak için diyet programına başlayan birçok kişi, bazen küçük bir çikolata, bazen yakın bir arkadaşın yemek daveti ile diyetini bozuyor.

Özel Konya Farabi Hastanesi beslenme ve diyet uzmanı Hilal Acar, diyete ara verip tekrar başlamanın zayıflamak yerine daha çok kilo alınmasına sebep olacağını vurguluyor.

Acar’a göre, zayıflamak için yapılan yanlışların telafisi zahmetli bir süreci kapsadığı gibi psikolojik olarak da kişileri yıpratıyor. Diyete ara vererek hızla verilen kiloları aynı hızla geri almak yerine kilo vermeyi uzun bir sürece yaymak daha sağlıklı ve kalıcı bir yöntem.

Kısa sürede kilo kaybı sağlayan sağlıksız zayıflama yöntemlerine aldanmamak gerektiğini belirten Hilal Acar “Uygulanan zayıflama diyetleriyle vücudumuzda yağ kaybının yanında kas kayıpları da gerçekleşir. Bu yazının devamını okuyun »

Yurtdışından uygun fiyata besin takviyeleri getirme yolu

f1
Sağlık ürünleriyle ilgiliyseniz ve bu tür ürünler için aktarlara, eczanelere sürekli yüksek paralar ödüyorsanız bu yazımız tam size göre. Yurtdışından uygun fiyata ve en hızlı şekilde nasıl besin takviyeleri ve bitkisel ürünler (vitamin, mineral, balık yağı, şampuan vs.) getirebileceğinizi anlatıyoruz. Bu yazının devamını okuyun »

Diyete Nasıl Devam Etmeli?

E3A63A45118E82B38C07118DBCA1F
Kilo vermek, herkesin vücut özelliklerine göre ayarlanması gereken ve gerçekçi hedefleri olması gereken bir plandır. Birkaç önemli ayrıntıyı uygulayarak, diyet yaparken sıkıntı çekmeyi ortadan kaldırabilirsiniz.

Ayda dört, beş kilodan fazla vermeyi düşünüyorsanız, sonunda hüsrana uğrayabilirsiniz. Sağlıksız ve düşük kalorili şok diyetler, vücudunuza zarar vermekten öteye geçmeyecektir. Eğer vücut yapınız ve metabolizma hızınız müsaitse, belki aylık istediğiniz kiloyu verebilirsiniz. Ancak şok diyetlerle verilen kiloların, fazlasıyla geri alındığını aklınızdan çıkarmayın.

Diyet listesine bir ay boyunca harfiyen uymak takdir gerektirir ancak hedefinizi çok yüksek koymayın. Kalorili alımını bir anda bırakırsanız, ilk zamanlar fark hissedersiniz ancak uzun vadede kilo verişiniz durur. Yoyo sendromu denilen, diyet sırasında verilen kiloların fazlasını almak, diyetten sonra da yeme alışkanlığını değiştirmekle mümkün olacaktır. Vücudunuzun günlük alması gereken kalori hesabını bir diyetisyen eşliğinde hazırlayın. En sağlıklı olan ayda en fazla beş kilo vermeyi hedeflemek olacaktır. Kilo vermek için çıkılan yolun uzun olduğunu unutmayın. Önce bunu kabullenirseniz, başarıya daha çabuk ulaşırsınız.

Diyete sadık kaldığınızda dünyanın tüm ödüllerini, tüm övgülerini hak ettiğinizi düşünmekte çok da haksız sayılmazsınız. Eğer gerçekten iyi gittiğinizi düşünüyorsanız ve kilo vermeye de başladıysanız, başkalarının sizi ödüllendirmesini beklemeyin ve kendinize küçük ödüller verin. Başkalarının sizdeki değişimi fark etmesi, sizin için zaten büyük bir ödül olacaktır.

Diyete başlarken aklınızda tutmanız gereken önemli bir nokta, depresyonda olduğunuz sürelerde bu eyleme başlamamaktır. Herhangi bir konuya mutsuz ve umutsuzken başlarsanız, fayda sağlamak zor olacaktır. Hayatınızın normal akışına ayak uyduracak iyi bir diyet sistemi yaratığınızda hem daha sağlıklı, hem daha ince, hem daha mutlu ve enerjik hissedeceksiniz. Önemli olan o sürece girebilmek ve bir süre dizginleri elden bırakmamaktır.

Diyetin ilk birkaç haftası sanki boşa çekiyormuşsunuz hissine kapılabilirsiniz ve eski yeme alışkanlıklarınız bu kısa sürede değiştirmeye çalışmak mutlaka ki kolay olmayacaktır. Ancak her şeye gerektiği kadar sabır ve çaba göstermek gerekir. İradenizin dizginlerini elinize almanız daha kolay olacaktır. Diyete başlandığında vücut kontrolü ele alır ve mantığı devre dışı bırakır. Ancak siz önce beyninizi kontrol ederek, kendinize söz geçirebilirsiniz.

Diyete sadık kalmak aslında arada bir minik kurabiye ya da fazladan bir elma yemekle kaybedilen bir şey değildir. Temel olarak nerede durmanız gerektiğiniz ve neyin sizin için iyi ve kötü olduğunu bildiğinizde, fazla sorun yaşamazsınız.

Kereviz Yiyin, Sinirlenmeyin!

Kereviz çok yararlı bir sebzedir ancak insanlar ya onu çok sever ya da nefret ederler. Kereviz tam anlamıyla bir vitamin deposudur. Faydaları ise saymakla bitmez!

Kereviz biraz otsu ve buruk tadı olan bir sebzedir. Kokusu bazılarını rahatsız eder. Pişirilerek hazırlandığında kokusu biraz daha az olur. Kokusundan faydalanmak için, yaprakları çorbalara ve turşulara ilave edilir.

Kalorisi çok düşün bir sebze olduğu için, diyet yapanların rahatlıkla tüketebileceği bir sebzedir. Kereviz alırken yaprakların sağlıklı ve körpe olmasına özen gösterilmelidir. Satın aldıktan sonra yıkayarak, plastik torbalar içinde ortalama iki hafta buzdolabında saklanabilir.

Kereviz suyu tansiyonu düşürmeye yardımcıdır. Kan basıncını dengeler. Kereviz suyu içerek, vücudun kaybettiği suyu geri alıp, vücudunuzun yenilenmesine yardımcı olabilirsiniz. Ayrıca uykusuzluğa ve strese de iyi gelir.

Yararları:

İdrar söktürücü özelliği vardır. Bu etkisi sayesinde idrar yollarını ve kanı temizler.

İştah açar ve sindirimi kolaylaştırır.

Karaciğerde bulunan şişliği giderir ve temizler.

Böbreklerde oluşan kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur.

Şeker, yüksek tansiyon ve romatizma gibi hastalıklara iyi gelir.

Afrodizyak etkisi olduğundan cinsel gücü arttırır.

Sinirleri yatıştırıcı etkisi vardır. Aşırı sinirlilik haline çok iyi gelir.

Gaz söktürücüdür.

Bedeni güçlendiren tonik görevi görür.

Kerevizde, protein, fosfor, demir, potasyum, A vitamini, C vitamini, E Vitamini, kalsiyum bulunur.

Reflü Hakkında Bilmeniz Gerekenler!

Çağın hastalığı haline gelen reflü, tedavi edilmediği takdirde kanser gibi ciddi hastalıklara bile sebep olabiliyor.

Çağın hastalığı haline gelen reflü, tedavi edilmediği takdirde kanser gibi ciddi hastalıklara bile sebep olabiliyor.

Reflü, sindirim sisteminde meydana gelen hastalıklar içinde en sık rastlanan rahatsızlıktır. Reflü, midede oluşan asit içeriğinin yemek borusuna geri kaçması sonucu oluşur. Hastalığın tanısını koyabilmek için endeskopi yapılır.

Hastalığın şikayetleri, ağza gelen acı su ve göğüs kemiğinin arkasında oluşan yanma hissidir. Ancak geniz ve akciğer problemleri olan hastalarda sadece bu belirtilere bakarak teşhis koymak zorlaşır.

Bu belirtilerin dışında, ses kısıklığı, seste çatallaşma ve yorgunluk, polip, farenjit, larenjit ve sinüzit sorunu olanların da reflü açısından muayene edilmesinde yarar vardır.

Beslenme alışkanlıkları reflüye yol açan sebeplerin başında gelmektedir. Öğün sayısı azaltılır veya öğünde fazla yemek yenirse bunlar beslenme alışkanlıklarının bozulmasına yol açar. Ayrıca çay, kahve, çikolata ve domates, reflünün tetikleyicisidir.

Uzun süren kabızlık ve öksürük gibi karın içindeki basıncın arttığı durumlar, çeşitli bağ dokusu hastalıkları reflüye sebep olabilir. Hamilelik sırasında karın içi baskısı arttığından, gebelerin bu hastalıkla karşılaşma riskleri vardır.

Reflünün tedavisi çok zor değildir. Genellikle diyet ve birkaç hap kullanımıyla önüne geçilir. Sosyal yaşamda yapılan ufak değişiklikler, rahatsızlıkları ortadan kaldırır. Reflünün yarattığı sıkıntıları ortadan kaldırmak için yapılacak basit şeyler vardır. Gazlı içecekleri içmemek, öğünlerde aşırı yemek yememek, özellikle akşam yemeklerini hafif geçirmek, yemekten hemen sonra uyumamak, dar pantolon giymemek, diyet yapmak ve yatarken başı yukarıda tutmak gibi kolay yöntemlerle rahatsızlık önlenebilir. Hafif reflüsü olanlar, bu önlemlerle tamamen reflünün verdiği sıkıntıdan kurtulabilirler. Sigara içmek de reflünün oluşumuna zemin hazırlamaktadır.

Reflü tedavi edilmediği zaman kanser riski taşıyan bir hastalıktır. En kötü komplikasyonu, sürekli tahriş olan yutma borusunun alt ucunda meydana gelebilecek kanser gelişimidir. Bunun yanı sıra yutma güçlüğü, ağrılı yutma, kusma, kanama, kansızlık ve kilo kaybı da diğer komplikasyonlar arasındadır.

Diyet, düzenli yaşam ve ilaçlarla tedavi edilemeyen reflüler, cerrahi müdahale gerektirebilir. Reflü için yapılan cerrahi operasyonlar, günümüzde ilerleyen gelişmeler sayesinde başarılı olmaktadır. Ancak en iyi yöntem henüz hastalığın başlarındayken farkına varıp, erken tedavi ve basit önlemlerle hastalığı dizginlemektir. Reflü deyip geçmeyin, önemli bir hastalıktır.