Kalori olarak etiketli yazılar

Fark Etmeden Kalori Alırsınız!

Bazen salatanın sosuna eklenen bir kaşık mayonez, bazen yemeğe lezzet katsın diye eklenen bir parça tereyağı, aslında kalorinin alındığı ayrıntılardır.

Detayları ihmal etmeye başladığınızda, diyetinizin de faydasını görmezsiniz. Diyet listelerinde yazan kibrit kutusu peynir, ızgara tavuk gibi ana öğünlere uyarken, dikkat noktalarını kaçırırsanız, kilo vermeniz yavaşlar.

Mesela diyet listenizde balık varsa, siz palamut mu, lüfer mi yiyorsunuz? Aralarında fark olmadığını düşünüyorsanız, yanılırsınız. 50 kalorilik bir fark var. Bu da bir dilim kepek ekmeğine eş değer. Ayrıntılar, diyetinizi bozmanıza, kilo vermenizin aksamasına ve bu yüzden moral bozukluğu yaşamanıza sebep olur. Bu yazının devamını okuyun »

Diyete ara vermek kiloları yeniden mi aldırıyor?


Fazla kilolarından kurtulmak için diyet programına başlayan birçok kişi, bazen küçük bir çikolata, bazen yakın bir arkadaşın yemek daveti ile diyetini bozuyor.

Özel Konya Farabi Hastanesi beslenme ve diyet uzmanı Hilal Acar, diyete ara verip tekrar başlamanın zayıflamak yerine daha çok kilo alınmasına sebep olacağını vurguluyor.

Acar’a göre, zayıflamak için yapılan yanlışların telafisi zahmetli bir süreci kapsadığı gibi psikolojik olarak da kişileri yıpratıyor. Diyete ara vererek hızla verilen kiloları aynı hızla geri almak yerine kilo vermeyi uzun bir sürece yaymak daha sağlıklı ve kalıcı bir yöntem.

Kısa sürede kilo kaybı sağlayan sağlıksız zayıflama yöntemlerine aldanmamak gerektiğini belirten Hilal Acar “Uygulanan zayıflama diyetleriyle vücudumuzda yağ kaybının yanında kas kayıpları da gerçekleşir. Bu yazının devamını okuyun »

Diyete Nasıl Devam Etmeli?

E3A63A45118E82B38C07118DBCA1F
Kilo vermek, herkesin vücut özelliklerine göre ayarlanması gereken ve gerçekçi hedefleri olması gereken bir plandır. Birkaç önemli ayrıntıyı uygulayarak, diyet yaparken sıkıntı çekmeyi ortadan kaldırabilirsiniz.

Ayda dört, beş kilodan fazla vermeyi düşünüyorsanız, sonunda hüsrana uğrayabilirsiniz. Sağlıksız ve düşük kalorili şok diyetler, vücudunuza zarar vermekten öteye geçmeyecektir. Eğer vücut yapınız ve metabolizma hızınız müsaitse, belki aylık istediğiniz kiloyu verebilirsiniz. Ancak şok diyetlerle verilen kiloların, fazlasıyla geri alındığını aklınızdan çıkarmayın.

Diyet listesine bir ay boyunca harfiyen uymak takdir gerektirir ancak hedefinizi çok yüksek koymayın. Kalorili alımını bir anda bırakırsanız, ilk zamanlar fark hissedersiniz ancak uzun vadede kilo verişiniz durur. Yoyo sendromu denilen, diyet sırasında verilen kiloların fazlasını almak, diyetten sonra da yeme alışkanlığını değiştirmekle mümkün olacaktır. Vücudunuzun günlük alması gereken kalori hesabını bir diyetisyen eşliğinde hazırlayın. En sağlıklı olan ayda en fazla beş kilo vermeyi hedeflemek olacaktır. Kilo vermek için çıkılan yolun uzun olduğunu unutmayın. Önce bunu kabullenirseniz, başarıya daha çabuk ulaşırsınız.

Diyete sadık kaldığınızda dünyanın tüm ödüllerini, tüm övgülerini hak ettiğinizi düşünmekte çok da haksız sayılmazsınız. Eğer gerçekten iyi gittiğinizi düşünüyorsanız ve kilo vermeye de başladıysanız, başkalarının sizi ödüllendirmesini beklemeyin ve kendinize küçük ödüller verin. Başkalarının sizdeki değişimi fark etmesi, sizin için zaten büyük bir ödül olacaktır.

Diyete başlarken aklınızda tutmanız gereken önemli bir nokta, depresyonda olduğunuz sürelerde bu eyleme başlamamaktır. Herhangi bir konuya mutsuz ve umutsuzken başlarsanız, fayda sağlamak zor olacaktır. Hayatınızın normal akışına ayak uyduracak iyi bir diyet sistemi yaratığınızda hem daha sağlıklı, hem daha ince, hem daha mutlu ve enerjik hissedeceksiniz. Önemli olan o sürece girebilmek ve bir süre dizginleri elden bırakmamaktır.

Diyetin ilk birkaç haftası sanki boşa çekiyormuşsunuz hissine kapılabilirsiniz ve eski yeme alışkanlıklarınız bu kısa sürede değiştirmeye çalışmak mutlaka ki kolay olmayacaktır. Ancak her şeye gerektiği kadar sabır ve çaba göstermek gerekir. İradenizin dizginlerini elinize almanız daha kolay olacaktır. Diyete başlandığında vücut kontrolü ele alır ve mantığı devre dışı bırakır. Ancak siz önce beyninizi kontrol ederek, kendinize söz geçirebilirsiniz.

Diyete sadık kalmak aslında arada bir minik kurabiye ya da fazladan bir elma yemekle kaybedilen bir şey değildir. Temel olarak nerede durmanız gerektiğiniz ve neyin sizin için iyi ve kötü olduğunu bildiğinizde, fazla sorun yaşamazsınız.

Ofiste Sağlıklı Beslenme Tüyoları

Yoğun iş hayatı sağlık ve beslenme alışkanlıklarımızı doğrudan etkiliyor. Geçiştirilen öğle yemekleri, elimizden düşmeyen kahve ve çay fincanları sağlıksız beslenmenin kapısını aralıyor.

Çalışan kadınların büyük bir bölümü sabahları biraz daha uyuyabilmek için kahvaltı yapmıyor. İş yerine gittiği anda başlayan yoğun iş trafiği öğle yemeğine kadar aç kalmasına neden oluyor. Uyandığı andan itibaren aç kalan vücut, kendini toparlamak için öğle yemeğinde ihtiyacından daha fazla açlık hissi sinyalleri gönderiyor. Sonucunu hepimiz biliyoruz. Yemek sonrası üzerimize çöken rehavet, akşam üzerine doğru azalan enerjimiz ve fazla kilolalar!

Ofiste sağlıklı beslenmek sanıldığı kadar zor değil. Zararlı alışkanlıkları hayatınızdan çıkarıp yerine yeni ve faydalı alışkanlıklar edinmeniz yeterli…

Sabahları kahvaltı yapmak için vaktiniz yoksa 1 bardak süt içmeye gayret gösterin. Süt; içinde bulundurduğu maddeler sayesinde midenizi dinlendirir ve tokluk hissi yaratır.

Öğle yemeklerinizde ana yemeğin yanına garnitür olarak pilav, patates püresi gibi yüksek kalorili yemekler yerine buharda pişirilmiş sebze gibi sağlıklı ve düşük kalorili yemekleri tercih edin.

Ara öğünlerde yüksek kalorili atıştırmalıklar yerine lifli ve düşük kalorili gıdalar tüketmeye özen gösterin. Çantanızda kolayca bulundurabileceğiniz ceviz, fındık, kepekli bisküvi gibi yiyeceklerle düşen enerjinizi yükseltebilirsiniz.

Gün içerisinde çay ve kahve içme alışkanlığınızı gözden geçirin. 1 adet kesme şekerin 10 kalori olduğunu aklınızdan çıkarmayın. 1 fincan çay için kullandığınız şekerin size kilo aldıracağını bilerek günlük çay ve kahve tüketimini asgari seviyeye indirin. En sağlıklı ve gerekli içecek suyu masanızdan eksik etmeyin.

Egzersiz yapmak için vaktim yok bahanesini bir kenara bırakıp ofis içinde kendinize hareket alanları yaratın. İş arkadaşınıza telefon açmak yerine yanına gidip söyleyin. Böylece yürüyüş yapmış olursunuz. Asansör yerine merdiveni tercih ederek form koruyabilir, kalp sağlığınız için kendinize bir iyilik yapabilirsiniz.

Kereviz Yiyin, Sinirlenmeyin!

Kereviz çok yararlı bir sebzedir ancak insanlar ya onu çok sever ya da nefret ederler. Kereviz tam anlamıyla bir vitamin deposudur. Faydaları ise saymakla bitmez!

Kereviz biraz otsu ve buruk tadı olan bir sebzedir. Kokusu bazılarını rahatsız eder. Pişirilerek hazırlandığında kokusu biraz daha az olur. Kokusundan faydalanmak için, yaprakları çorbalara ve turşulara ilave edilir.

Kalorisi çok düşün bir sebze olduğu için, diyet yapanların rahatlıkla tüketebileceği bir sebzedir. Kereviz alırken yaprakların sağlıklı ve körpe olmasına özen gösterilmelidir. Satın aldıktan sonra yıkayarak, plastik torbalar içinde ortalama iki hafta buzdolabında saklanabilir.

Kereviz suyu tansiyonu düşürmeye yardımcıdır. Kan basıncını dengeler. Kereviz suyu içerek, vücudun kaybettiği suyu geri alıp, vücudunuzun yenilenmesine yardımcı olabilirsiniz. Ayrıca uykusuzluğa ve strese de iyi gelir.

Yararları:

İdrar söktürücü özelliği vardır. Bu etkisi sayesinde idrar yollarını ve kanı temizler.

İştah açar ve sindirimi kolaylaştırır.

Karaciğerde bulunan şişliği giderir ve temizler.

Böbreklerde oluşan kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur.

Şeker, yüksek tansiyon ve romatizma gibi hastalıklara iyi gelir.

Afrodizyak etkisi olduğundan cinsel gücü arttırır.

Sinirleri yatıştırıcı etkisi vardır. Aşırı sinirlilik haline çok iyi gelir.

Gaz söktürücüdür.

Bedeni güçlendiren tonik görevi görür.

Kerevizde, protein, fosfor, demir, potasyum, A vitamini, C vitamini, E Vitamini, kalsiyum bulunur.

Koşmak için Sebebiniz Var!

Vücudu forma sokmak, metabolizmayı hızlandırmak, kilo vermek ve ruh halinizi iyileştirmenin yolu, düzenli olarak koşmaktan geçiyor. Hiçbir ekonomik harcamaya gerek duymadan yapılabilen bu sporu yapmak için pek çok sebep var.

Koşmak, her adımda vücudun kilo vermesini sağlıyor. Koşmak için fazla enerji gerektiği için, vücut bu enerjiyi sağlamak adına deposundaki kalorileri harcıyor. 1 kilometrede ortalama 100 kalori yakılıyor. Normal bir hızda koşan bir kişi, bisiklete binmek, yüzmek veya egzersizden daha fazla kalori yakılmasına sebep oluyor.

Koşarken kalori yakmanın haricinde koşu bittikten sonra da vücut enerji kaybetmeye devam ediyor. Bunun sebebi, koşarken vücut bol miktarda oksijen alıyor, bu oksijen vücudun kalori yakma kapasitesini arttırıyor. Metabolizma hızı, vücudun bir günde yaktığı kalori miktarını gösterir. Eğer metabolizma hızınız artarsa, vücudun kalori yakışı da artıyor.

Koşmak, vücudun tüm iskelet sistemini harekete geçirir. Düzenli ve tempolu koşanlar, kemiklerin kalitesini korurlar ve osteoporoz riskini uzak tutuyor.

Kalp ve damar hastalıklarını önlemede, koşmak son derece başarılı sonuçlar getiriyor. Ayrıca koşu, obezite, yüksek tansiyon, kolesterol ve diyabet gibi hastalıklarla da mücadele etmede yardımcı oluyor.Vücudun forma girmesine yardımcı olan koşmak, özellikle hafif meyilli alanlarda yapıldığında daha fazla etki ediyor. Bu egzersiz kasların gücünü ve dayanıklılığını arttırıyor.

Koşmak stresle savaşmada çok iyi bir yöntemdir. Pozitif bir ruh haline sahip olabilmek için, düzenli olarak koşmanız tavsiye ediliyor.

Koşmak aynı zamanda zihni açıyor. Dikkat ve konsantrasyon gücünü yükseltiyor. Koşmak, beynin gri hücreleri üzerinde olumlu etki bırakıyor. Beyinin gri hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olan kimyasal maddeler, koşu sırasında salgılanıyor.

Ayrıca düzenli olarak koşanlar, özellikle kapalı alanlarda çalışanlar, bol oksijen alarak ve güneş ışınlarından yararlanarak, vücutlarının genç ve dinamik kalmasını sağlarlar.